28.12.2024 – Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 6) Yayımlandı

30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı B Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 20 nci maddesinde, “Gelirlerinin en az üçte ikisini nevi itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere kurulan vakıflara,  Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınabilir” hükmü yer almakta olup, 03.04.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlananan 1 seri No.lu Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliği ile vakıflara vergi muafiyeti tanınmasının şartları, vergi muafiyeti tanınan vakıfların yerine getireceği yükümlülükler ve vergi muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.

28/12/2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlananan Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği (Seri No: 6) ile aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır:

  • Vakıfların amaç maddesinde yer almasa dahi ülkemizde meydana gelen afetler nedeniyle Bakanlıkça mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde yapılacak yardımlar amaca yönelik harcama olarak kabul edilecektir.
  • Vakfın ticari işletmesine aktarılan kaynaklar ile gelir getirici gayrimenkul alımlarına ilişkin yapılan harcamaların amaca yönelik harcama olmadığı açıklığa kavuşturulmuştur.
  • Vakıflara vergi muafiyeti tanınmasında aranan şartların, vergi muafiyeti devamı süresince de aranacağı netlik kazanmıştır.
  • Münhasıran devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve desteklenmesi amacıyla kurulan ve fiilen bu çerçevede faaliyette bulunan vakıflara Genel Tebliğde getirilen ilave yükümlülüklere ilişkin açıklamalar sistematik hale getirilmiştir.
  • Yeminli mali müşavirce düzenlenmiş tasdik raporunda vergi muafiyeti tanınan vakıfların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin ayrıntılı olarak değerlendirilerek tespit edileceği belirtilmiştir.
  • Vakıfların mutad gelirleri dışındaki olağan dışı şekilde elde ettiği arızi gelirlerinin belirli bir oranı aşması halinde beş yıl içinde özel bir hesaba alınarak, bu hesaptaki tutarın süresi içerisinde amaca yönelik harcanması veya gelir getirici mal varlığını artırmaya yönelik gayrimenkul ve iştirak hissesi alımında ya da iktisadi işletmeye sermaye konulması imkanı getirilmiştir.