04.06.2026 – Vergi Kanınlarında Bazı Değişiklik Ve Yeni Düzenenmeler İçeren 7582 Sayılı Kanun Resmî Gazetede Yayımlandı

04 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile vergi kanunlarında değişiklik ve yeni bazı düzenlenmeler yapıldı.

Yapılan değişiklik ve düzenlemeler Kanundaki madde sırasına göre aşağıda açıklanmıştır.

1.Amme alacağının tecilinde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya uzatılırken, teminatsız tecil tutarı 50.000 Türk Lirasından 1 milyon Türk Lirasına yükseltildi:

Kanunun 1. maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “36” ibaresi “72” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “elli bin Yeni Türk Lirasını” ibareleri “bir milyon Türk Lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

6183 sayılı Kanununun değişiklik yapılan söz konusu 48. Maddesinin değişiklik öncesi haline göre Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir. Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı elli bin Yeni Türk Lirasını  (10040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 9/7/2025 tarihinden itibaren iki yüz elli bin Türk Lirası) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı elli bin Yeni Türk Lirasını (iki yüz elli bin Türk Lirası)  aşan kısmın yarısıdır.

Yapılan değişiklik ile;

  • Vergi ve diğer amme alacaklarının tecillerde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya uzatılırken, zorunlu teminat tutarı ellibin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına yükseltilmiştir.

2.Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesiyle Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde verginin oranı %1 olarak belirlendi:

Kanunun 2. Maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

“31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanır.”

Gelir Vergisi Kanununa bu Kanunun (7582 sayılı) 4. maddesiyle eklenen ve aşağıda ilgili başlıkta açıkladığımız mükerrer 20/D madde ile; ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek amacıyla, Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Yapılan düzenleme ile;

  • Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesiyle Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde verginin oranı %1 olarak belirlendi. Bu suretle ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek amaçlanmıştır.

 

3.Tekno girişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin gelir vergisinden istisna edilmesi uygulamasında, istisnaya konu edilebilecek üst sınır ilgili yıldaki brüt ücretin iki katına çıkarıldı ve istisnadan yararlanılabilme şartı olan iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri kısaltıldı:

Kanunun 3. Maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “tutarını” ibaresi “tutarının iki katını” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “üç”, “dört”, “altı”, “yedi” ve “on iki” ibareleri sırasıyla “iki“, “üç“, “dört“, “beş” ve “altı” şeklinde değiştirilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun değişiklik yapılan söz konusu 17. Maddesinde 2024 yılında yapılan düzenlemeyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterleri haiz tekno girişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı, gelir vergisinden istisna edilmiştir. Düzenleme uyarınca pay senetlerinin; iktisap edildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 4 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, 7 ila 12 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i, gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmektedir.

Yapılan değişiklik ile;

  • Tekno girişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin gelir vergisinden istisna edilmesi uygulamasında, istisnaya konu edilebilecek üst sınır ilgili yıldaki brüt ücretin iki katına çıkarıldı.
  • Ayrıca, bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri kısaltılarak söz konusu pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75 i, 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde ise istisna edilen verginin %25 inin gecikme faizi ile işverenden tahsil edilmesi düzenlendi.

4.Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden istisna edildi:

Kanunun 4. Maddesiyle 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere Gelir Vergisi Kanununa aşağıdaki mükerrer 20/D madde eklenmiştir.

“Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası:

MÜKERRER MADDE 20/D- Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.

Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.

Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaz.

Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.

İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziya uğramış sayılır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Gelir Vergisi Kanununa göre gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbi olup, Türkiye’de yerleşmiş olanlar Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler. Kanunun 4. Maddesine göre aşağıda yazılı kimseler Türkiye’de yerleşmiş sayılır:

  • İkametgahı Türkiye’de bulunanlar,
  • Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar.

Yapılan düzenleme ile;

  • Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden istisna edildi. Böylelikle ülkemize döviz getirilmesinin teşvik edilmesi amaçlandı.
  • Ayrıca, gerçek kişilerce içinde bulunulan yıl ile önceki yıllarda Türkiye içerisinde gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde edilmesinin, bu madde kapsamında Türkiye’de vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartının ihlali anlamına gelmeyeceği düzenlendi.

5.Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını (Endüstri bölgelerinden Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin beş katı) aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edildi:

Kanunun 5. maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak Gelir Vergisi Kanununun 23. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“20. 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun ek 1 inci maddesinde tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanır.). Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç ve beş katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.”

Gelir Vergisi Kanununun ekleme yapılan söz konusu 23. Maddesinde Gelir Vergisi’nden istisna edilen ücretler sayılmaktadır.

Nitelikli hizmet merkezi uygulaması, bu Kanunun 6 Maddesiyle 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa  eklenen  aşağıdaki ek madde ile getirilmiştir:

“Nitelikli hizmet merkezi

EK MADDE 1- Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder.

Bu merkezler;

  1. a) Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı (yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle), tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini,
  2. b) Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini,

sunar.

İkinci fıkra kapsamındaki hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personelidir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı; Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının görüşünü almak suretiyle bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Yapılan düzenleme ile;

  • Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununda, ülkemizin nitelikli hizmet ihracatını artırmaya, yatırımcı görünürlüğünü güçlendirmeye ve uluslararası firmalar için Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirmeye yönelik olarak nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına yönelik düzenleme yapıldı. Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder.
  • Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edildi. İstisna, Endüstri Bölgelerinden Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacak. Böylece  bu personele, tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası ile birlikte brüt asgari ücretin dört katına (belirlenecek endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezinde altı kat) kadar gelir vergisi istisnası sağlandı.

6.Transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilerek, İstanbul Finans Merkezinde faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı %50’den %100’e çıkarılırken, İstanbul Finans Merkezi dışında faaliyette bulunan kurumlara da %95 kazanç indirimi imkanı sağlandı. Ayrıca nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, yurt dışından elde ettikleri kazançlarında da 20 yıl boyunca %95 (İstanbul Finans Merkezinde faaliyette bulunanlarda %100) kazanç indirimi imkanı sağlandı:

Kanunun 7. maddesiyle 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“i) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i (22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).

Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları, sıfıra kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.”

“j) 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i (7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları %50’ye kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.”

Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından yapılabilecek  indirimler sayılmakta olup, değişiklik konusu 1. Fıkrasının i) i) bendinin değişiklik öncesi haline  göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50’si bu kapsamda kurum kazancından indirilebilmektedir.

Yapılan düzenleme ile:

  • Kurumlar vergisinde transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilerek, İFM’de katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı %50’den %100’e çıkarılmış, ayrıca İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da %95 kazanç indirimi imkanı tanındı.
  • Ayrıca 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununda düzenlenen nitelikli hizmet merkezleri olarak faaliyette bulunan kurumlara faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi, İFM’de katılımcı olmaları durumunda %100, İFM dışında faaliyette bulunmaları durumunda ise %95 oranında kazanç indirimi teşviği sağlandı.

7.Sanayi sicil belgesini haiz İmalatçılar ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda kurumlar vergisi %12.5 olarak belirlendi:

Kanunun 8. maddesiyle 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 32 nci maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(8) Kurumlar vergisi oranı, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına %12,5 olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında indirimli orandan faydalanılan kazançlar için yedinci fıkra kapsamında ayrıca indirim uygulanmaz.”

Kurumlar Vergisi Kanunun 32 nci maddesinin sekizinci fıkrasının değişmeden önceki hali aşağıdaki gibidir:

“(8) Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. Bu kazançların ihracata isabet eden kısmı için yedinci fıkra hükmüne göre indirimden faydalananlara bu fıkra kapsamında ayrıca indirim uygulanmaz.”

Yapılan değişiklik ile:

  • Sanayi sicil belgesini haiz kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarında 1 puan indirimli olarak uygulanmakta olan kurumlar vergisi oranı %12.5 olarak belirlendi.
  • Ayrıca zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarında da kurumlar vergisi oranı %12.5 olarak belirlendi.

8.Kurumlar vergisine tabi kazancın tespitinde transit ticaretten sağlanan kazançlar, nitelikli hizmet merkezleri kazançları ve finansal hizmet ihracı kazançlarına yönelik indirimin, yurtiçi asgari kurumlar vergisi hesabında kurum kazancından da düşülebilmesine yönelik düzenleme yapıldı:

Kanunun 9. maddesiyle 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 32/C maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “(g) ve (h)” ibaresi “(g), (h), (i) ve (j)” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“d) 7412 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi.”

Kurumlar Vergisi Kanununun değişiklik yapılan 32/C maddesinde Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi  düzenlenmiş olup,  Madde ile 32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisinin indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamayacağına yönelik düzenleme yapılmış, Maddenin ikinci fıkrasında Yurt içi Asgari Kurumlar Vergisi hesaplanırken kurum kazancından (AKV matrahından) düşülebilecek istisna ve indirimler sayılmaktadır. Fıkranın (b) bendinde Kurumlar Vergisi Kanununu 10 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca normal kurumlar vergisine tabi kurum kazancından yapılabilecek indirimlerden AKV hesabı sırasında da düşülebilecek onlar  sayılmaktadır. Buna göre AKV hesabı sırasında değişiklik öncesi (g) ve (h) bendinde sayılan indirimler düşülebiliyor iken (i) ve (j) bentlerindeki indirimlere de bu imkan sağlandı.

Ayrıca Fıkraya yeni eklen d)  bendinde ise, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlerden elde edilen kazançların %75’inin indirimi yer almaktadır.

Yapılan değişiklik ile;

  • Kurumlar vergisine tabi kazancın tespitinde transit ticaretten sağlanan kazançlar, nitelikli hizmet merkezleri kazançları, ve İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren katılımcıların finansal hizmet ihracından sağladıkları kazançlara yönelik indirimin, yurtiçi asgari kurumlar vergisi hesabında kurum kazancından da düşülebilmesine yönelik düzenleme yapıldı.

9.Varlık Barışı Düzenlemesi yapıldı. Düzenleme ile yurtdışında bulunan varlıklar ile Türkiye’de kayıtlarda yer almayan varlıkların bildirilmesi ve bu şekilde bildirilen bu varlıklardan kaynaklı vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaması imkanı sağlandı:

Kanununun 10. maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa “Varlık Barışı” olarak bilinen düzenlemeyi içeren  aşağıdaki geçici madde 19 eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 19- (1) Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir.

(2) Birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunur. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.

(3) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

(4) Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında bildirilen varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.

(5) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını ikinci fıkrada yer alan sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında dördüncü fıkrada yer alan şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanırlar.

(6) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında; en az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, en az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, en az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır. 1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz.

(7) Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

(8) Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.

(9) Birinci fıkra uyarınca bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da üçüncü fıkra uyarınca bildirildiği halde aynı fıkrada belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde sekizinci fıkra hükmünden yararlanılamaz. Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de sekizinci fıkra hükmü uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler ret ve iade edilmez.

(10) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz.

(11) Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Söz konusu Varlık Barışı düzenlemesi ile, vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması teşvik edilmektedir. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak yasal defter ve  kayıtlarda yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime konu etmelerine imkan sağlanmıştır.

Yapılan düzenleme ile;

  • Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir.
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak yasal defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.
  • Bildirilen varlıklar Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
  • Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanların bildirimde bulundukları yurt dışındaki varlıklarını belirlenen sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumunda yasal defterlere kayıt şartı aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanabilecekler.
  • Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda veya devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında; en az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, en az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, en az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır. 1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır.
  • Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.
  • Bildirilen varlıkların süresinde (yurt dışında bulunanlar bildirim tarihinden itibaren iki ay, yurt içinde bulunanlar bildirim tarihi itibariyle) getirilmemesi, bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından faydalanılamaz. Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi zıyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.
  • Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz.
  • Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

10.Teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin kuruluş ve erken gelişim süreçlerinde tabi oldukları mali ve idari yükümlülüklerin azaltılması; ayrıca büyüme aşamalarında ihtiyaç duydukları girişim sermayesi yatırımlarına erişimlerinin kolaylaştırılmasına yönelik düzenleme yapıldı:

Kanunun 11. maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3. maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(15) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen tekno girişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.

(16) 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibariyle 3 yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaftır.”

Yapılan düzenleme ile;

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, teknoloji ve yenilik odaklı girişim olarak değerlendirilen firmalara tekno girişim rozeti verilmektedir. Bu firmalar özelinde, paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri ile yatırım almalarını kolaylaştırmak amacıyla bu kapsamdaki işlemlerde Türk Ticaret Kanunundaki şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümler bakımından istisna oluşturuldu.
  • 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında, ilgili değerlendirme kriterleri ve süreçlerine göre kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanan girişimcilerin. Bakanlık tarafından belirlenecek “Dijital Şirket” tanımına uygun niteliklerde kuracakları şirketlerin kuruluşlarında oda kayıt ücretinden; ayrıca işletme döneminde en fazla 3 yıla kadar oda aidat ücretinden muaf tutuldu.

11.İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren Nitelikli Hizmet Merkezlerinin İstanbul Finans Merkezi Kanununda yer alan ücret istisnası düzenlemesinden yararlanan personelinin, Gelir Vergisi Kanununda bu personel için ögnrülen ücret istisnasından ayrıca yararlanmamasına yönelik düzenleme yapıldı:

Kanunun 12. maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisna uygulanmaz.”

Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlere sağlanan vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin istisna ve indirimler düzenlenmekte olup, Maddenin (2) numaralı fıkrasında Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’de istihdam ettikleri personele ödenen aylık ücretin gerçek safi değerinin; yurt dışında en az beş yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde %60’ı, yurt dışında en az on yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise %80’i gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Öte Yandan bu Kanunun 5. Maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 23. maddesinin birinci fıkrasına eklen 20  numaralı bent ile nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Yapılan değişiklik ile;

  • Katılımcıların İstanbul Finans Merkezinde istihdam ettikleri personele ödenen aylık ücretlere yönelik İstanbul Finans Merkezi Kanununda yer alan istisna düzenlemesinde yararlananlardan, Nitelikli Hizmet Merkezlerinde istihdam edilip nitelikli hizmet personeli olanların Gelir Vergisi Kanunda bu personel için öngörülen ücret istisnasından ayrıca yararlanamayacağına yönelik düzenleme yapıldı.

12.İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için %100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatıldı:

Kanunun 13. Maddesiyle 04 Haziran 2026 tarihinden geçerli olarak 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2031” ibaresi “2047” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “beş” ibaresi “yirmi” şeklinde değiştirilmiştir.

Değişiklik konusu 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun geçici 1. Maddesinin;

  • (1) numaralı fıkrasında uyarınca 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan %75 oranı, kurumların 2022 ila 2031 yılları vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançları için %100 olarak uygulanması
  • (2) numaralı fıkrasında Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken finansal faaliyet harçları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren beş yıl süreyle alınmaması,

yönünde düzenleme bulunmaktadır.

Kanunun söz konusu 6 ncı maddenin birinci fıkrasında Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların %75’i kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilmektedir.

Yapılan değişiklik ile;

  • Katılımcıların İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların için %100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatıldı.
  • Ayrıca, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıl olarak düzenlendi.