Faturada KDV oranının hatalı olarak düşük gösterilmesi, söz konusu satışlara ilişkin faturalardaki meblağın eksik beyan edildiğini göstermeyeceğinden, özel usulsüzlük cezasının kesilmesine ilişkin şartların gerçekleşmiş olmaz:
Faturada KDV oranının hatalı olarak düşük gösterilmesi, söz konusu satışlara ilişkin faturalardaki meblağın eksik beyan edildiğini göstermeyeceğinden, özel usulsüzlük cezasının kesilmesine ilişkin şartların gerçekleşmiş olmaz. (Gaziantep BİM 2 VDD K:2020/1272)
Yasak faaliyet nedeniyle fatura düzenlenmesi zorunluluğundan da söz edileme:
Yasalara aykırı bir şekilde yürütülen ikrazatçılık faaliyeti dolayısıyla belge basım izni alınması ve fatura bastırılması mümkün olmadığından, bu yasak faaliyet nedeniyle fatura düzenlenmesi zorunluluğundan da söz edilemeyeceğinden, sözü edilen kural uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki vergi mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. (Danıştay 3. D. K:2015/3915)
Sipariş veren mükelleflerin unvanı, dönemleri ve tutarları da içerir saptamalarla somut olarak ortaya konulduğu dikkate alındığında, fatura düzenlememe nedeniyle özel usulsüzlük cezasının hukuka uygundur:
Sipariş veren mükelleflerin unvanı, dönemleri ve tutarları da içerir saptamalarla somut olarak ortaya konulduğu dikkate alındığında, kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat için fatura düzenlememe nedeniyle 213 sayılı Yasa’nın 353. maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygundur.
Ana sözleşmesinde taşınmaz alım-satımı yapılabileceğine dair hüküm bulunmaksızın tek başına taşınmaz ticareti ile uğraşıldığı sonucunu doğurmaz:
Taşınmaz satışından başka, taşınmaz alım-satımı faaliyetinde bulunduğuna dair idarece yapılmış bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, sırf ana sözleşmesinde taşınmaz alım-satımı yapılabileceğine dair hüküm bulunmaksızın tek başına taşınmaz ticareti ile uğraşıldığı sonucunu doğurmayacağı gibi, bu taşınmazın 2016 yılında satışının yapılması da taşınmaz ticareti ile uğraşılmasına imkan verecek yoğunlukta devamlılık arz eden bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğinden, davacı şirketin aktifine kayıtlı taşınmaz satışından elde edilen kazancın %75’inin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesi uyarınca istisna kapsamında değerlendirilmesi gerekir. (Danıştay 4. D. K:2022/1673)
Bedelsiz hisse senetleri kayıtlarında hiçbir şekilde yer almadığında ilgili Kanun maddesinde istisnadan yararlanma şartı olan iki tam yıl aktifte bulundurma şartının yerine getirilmemiş olur:
Hisse senetlerinin bedelsiz olarak elde edilmiş olmasının muhasebe kayıtlarına alınma hususunda bir engel teşkil etmediği, söz konusu istisnayı düzenleyen 5520 sayılı Kanunun 5/1-e maddesinde istisnadan yararlanabilme şartı olarak “en az iki tam yıl aktifinde bulundurma” şartının yer aldığı, söz konusu hisse senetleri ise davacının kayıtlarında hiçbir şekilde yer almadığından ilgili Kanun maddesinde istisnadan yararlanma şartı olan iki tam yıl aktifte bulundurma şartının yerine getirilmediği, dolayısıyla 5520 sayılı Kanunun 5/1-e maddesinde yer alan şartların birlikte bulunmadığı ve davacının söz konusu istisnadan yararlanması mümkün olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (Danıştay 4. D. K:2022/856)
Kurumlar Vergisi Kanununda, yapılacak bağışın, kurum kazancından indirilmesinin öngörülmesi karşısında, davacı tarafından yapılan bağış ve yardımın tespitinde mali bilanço karına göre, üzerinden kurumlar vergisi hesaplanan kurum kazancının esas alınması gerekir:
Kurumlar Vergisi Kanununda, yapılacak bağışın, Kanunun 10. maddenin 1. fıkrasının c bendinde de, maddede sayılanlara yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının %5’ine kadar olan kısmın indirim konusu yapılabileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan bağış ve yardımın tespitinde mali bilanço karına göre, üzerinden kurumlar vergisi hesaplanan kurum kazancının esas alınması gerekir. (Danıştay 4. D. LK:2021/753)
İindirimli kurumlar vergisi uygulanması sırasında kazanç ifadesinden, ticari bilanço kârı anlaşılması gerekir:
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesi uyarınca indirimli kurumlar vergisi uygulanması sırasında kazanç ifadesinden, ticari bilanço kârı anlaşılması gerektiğinden, kurumlar vergisi matrahının anlaşılması gerektiği yönünde konulan ihtirazi kaydın kabul edilmeyerek tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (Danıştay 4. D. K:2021/3881)
Tahakkuk eden verginin, bankaya ödeme süresi içerisinde verilen talimata rağmen yasal süresinden sonra ödenmesinden dolayı, %5 oranında vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasının Kanun’un getiriliş amacına ve hakkaniyete uygun düşmez:
Sorumlu sıfatıyla yasal süresi içinde verildigi hususu tartışmasız olan katma değer vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk eden verginin, bankaya ödeme süresi içerisinde verilen talimata rağmen yasal süresinden sonra ödenmesinden dolayı, %5 oranında vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasının Kanun’un getiriliş amacına ve hakkaniyete uygun düşmez. (Danıştay 3. D. K:2023/1766)
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa sahbine kalan 4 taşınmazın satışının ortada ticari bir organizasyonun varlığına dair hiç bir işaret yokken ticari olarak nitelendirilmemesi gerekir:
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile tek bir daire kalsa idi bunun satışından elde edilen gelir nasıl ki ticari kazanç olarak nitelendirilemeyecekse, 4 taşınmazın satışının da ortada ticari bir organizasyonun varlığına dair hiç bir işaret yokken ticari olarak nitelendirilmemesi gerektiği, diğer taraftan, bu taşınmaz paylarının bir defada blok halinde satışı ile yıl içerisinde birer birer satılmasının, elde edilen gelirin niteliğinin saptanmasında bir fark yaratmaz.. İstanbul BİM 1 VDD K:2020/890)
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edinilmiş olan gayrimenkullerin farklı tarihlerde farklı kişilere satışından elde edilen kazancın ticari kazanç olarak kabul edilmesi gerekir.
1880 ve 2004 yıllarında alınan arsaların kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile verilmesinden dairelerim beş adedinin 2010 yılında, sekiz adedinin 2011 yılında, birer adedinin de 2012 ve 2013 yıllarında satılmasında, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edinilmiş olan gayrimenkullerin 2010 yılından itibaren farklı tarihlerde farklı kişilere satışının gerçekleştirildiği ve elde edilen gelir yönünden olayda devamlılık koşulunun gerçekleştiği dikkate alındığında, yapılan satış işlemleri sonucunda elde edilen kazancın ticari nitelik taşıdığı sonucuna ulaşılır. TC. Danıştay 4. D K:2021/299
İki adet taşınmaz satış işlemi ticari faaliyet kapsamında değerlendirilemez:
Davalı idare tarafından, mükellefiyet tesisine esas alınan iki adet satış işlemi dışında başkaca taşınmaz satışı saptanmadığının bildirilmesi nedeniyle devamlı surette ve organizasyon halinde gayrimenkul alım satımı yapıldığı hususunun varlığının ortaya konulamaması nedeniyle söz konusu satış işlemlerinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilemez. (İzmir BİM 1 VDD K:2019/201)
Serbest Meslek Erbabının Tahsil Etmediği Makbuz İçin Gelir Vergisi Tahakkuk Etmez
Davacının 2 adet serbest meslek makbuzunu tahsilat yapmadan düzenlediği, sonradan bu makbuzlara dayanarak icra takibi başlattığı, icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince toplam alacağının 3.443,57 TL olduğu ve tahsil edilmediğinin tespit edildiği anlaşılmış olup, yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık yoktur. (Danıştay VDDK K:2017/168)
Bedelsiz olarak kiralayana devredilen özel maliyet bedeline konu iktisadi kıymetlerin kiralayana yapılmış bir ödeme olarak kabul edilerek stopaja tabi olması gerekir.
Bedelsiz olarak kiralayana devredilen özel maliyet bedeline konu iktisadi kıymetlerin kiralayana yapılmış bir ödeme olarak kabul edilerek stopaja tabi olması gerekir. (Danıştay 4. D. K:2014/914)
Amortismana tabi olmayan iktisadi kıymetlerin enflasyon düzeltmesine konu edildikten sonra satışı halinde doğan/doğacak zararların vergi matrahının tespitinde dikkate alınmaması konusu Kanunda düzenlenmemiştir:
Amortismana tabi olmayan iktisadi kıymetlerin enflasyon düzeltmesine konu edildikten sonra satışı halinde doğan/doğacak zararların vergi matrahının tespitinde nasıl dikkate alınacağı hususu önem arz etmektedir. Bu konunun geçmiş dönemden farklı olarak Kanunda düzenlenmemiş olması ve buna rağmen Tebliğ hükmü ile konunun düzenlenmesi vergi hukuku açısından son derece hatalıdır. BEKİR KÖSE “Amortisman Tabi Olmayan Kıymetlerin Satış Zararının Enflasyon Düzeltmesi Karşısındaki Durumu” Vergi Dünyası Mayıs 2024
İş ortaklığından zarar edilmesi durumunda söz konusu zararın, ortaklar tarafından indirilmesi mümkün değildir:
İş ortaklığının gerçek kişi ortağının kazancı menkul sermaye iradı olarak vergiye tabi olacak, kurum ortağının kazancı ise “iştirak kazancı” kapsamında kabul edilerek istisna olarak kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılacaktır. Bununla birlikte iş ortaklığından zarar edilmesi durumunda söz konusu zararın, ortaklar tarafından indirilmesi mümkün değildir. Mehmet Ali BACAKSIZ Vergi Dünyası Mayıs 2024
Taşınmazın iktisap tarihi yönünden Tapu Tescil Tarihi Yerine Taşınmazın İktisaden ve Fiilen Tasarruf Edildiği Tarih Esas Alınır:
29/11/2005 tarihinde ihale yolu ile satın aldığı ve dört yılı aşkın süredir kullanımında bulunan ancak tapuya tescil işlemleri 2007 yılında gerçekleştirilen taşınmazların iktisap tarihi olarak; vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin dikkate alınması suretiyle tapuya tescil tarihinin değil, fiili ve iktisadi olarak davacının kullanımına bırakıldığı 29/11/2005 tarihinin esas alınması gerekir. (Danıştay 9. D. K:2020/550)
Şirkete karşılıksız olarak verilmediği yolunda davalı idarece yapılan herhangi bir tespit de bulunmadığından, ortaklara borçlar hesabında kayıtlı paranın faiz karşılığında verildiğinden söz edilmesi hukuken olanaklı değildir:
Vergi usul Kanun’un 3. maddesinin (B) işaretli fıkrası uyarınca normal ve mutad olan durum davacının ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu şirkete faizsiz olarak borç vermesidir. Buna göre şirkete karşılıksız olarak verilmediği yolunda davalı idarece yapılan herhangi bir tespit de bulunmadığından, söz konusu paranın faiz karşılığında verildiğinden söz edilmesi hukuken olanaklı değildir. (Danıştay VDDK K: 2022/370)
Şirket Ortağının Arsasına Yapılan ve Belirli Süre sonra Arsa Sahibine Devredilen AVM İçin İade Süresine Kadar Geçen Süre İçin Kira Geliri Elde Edildiği Kabul Edilemez:
Sözleşme ile arsa sahipleri alışveriş merkezinin bittiği tarihten itibaren 20 yıl süre ile işletme hakkını şirkete devrettikleri, şirketin de hiç bir bedel talep etmeksizin arsa üzerine bir alışveriş merkezi yapılması işini taahhüt ettiği, arsa sahiplerinin alışveriş merkezi-taşınmaz edinme karşılığında arsasının tamamını şirkete vermesi ve karşılığında ise şirketin 20 yıl işletme hakkından sonra taşınmazı arsa sahiplerine bedelsiz terk etmesi hukuki açıdan bir çok işlemi içeren, arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik, tamamen kendine özgü bir hukuki muamele niteliğinde olup, taraflar arasında kira akdi veya tahsil edilmiş bir kira geliri bulunmaması nedeniyle inşaat değerinin kira geliri olarak değerlendirilmesi suretiyle arsa sahibi adına kira geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Danıştay 4. D. K:2022/1863)
Şüpheli Hale Gelen Alacak İçin Yalnızca İlgili Yılda Karşılık Ayrılması Zorunlu Değildir:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda şüpheli hale gelen alacaklarla ilgili, alacağın şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir ifadenin yer almaması karşısında; davacı şirketçe 2017 yılında şüpheli hale gelen alacaklar için, 2018 yılında karşılık ayrılıp gider yazılabileceği sonucuna varıldığından, tarhiyatın bu kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir. (İstanbul BİM 1. VDD K:2022/3821)
Sermaye şirketlerinin alacaklıları, şirketin kurucuları, yöneticileri, yönetim organı üyeleri, denetçileri ve tasfiye memurlarının kusurlu davranışlarıyla şirkete vermiş oldukları zararlardan dolayı bunlar hakkında hukuki sorumluluk (tazminat) davası açma hakkına sahiptir:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca sermaye şirketlerinin (anonim ve limited şirketlerin) alacaklıları, anılan şirketlerin kurucuları, yöneticileri, yönetim organı üyeleri, denetçileri ve tasfiye memurlarının kusurlu davranışlarıyla şirkete vermiş oldukları zararlardan dolayı bunlar hakkında hukuki sorumluluk (tazminat) davası açma hakkına sahiptir. Mustafa Yavuz “Sermaye Şirketlerinde Alacaklıların Yöneticiler Hakkında Sorumluluk Davası Açabilme Yetkisi” Vergi Dünyası Ocak 2024
Malların yüklendiği geminin Türk karasuları içinde batması halinde hraç konusu malların bir dış ülkeye vasıl olmaması nedeniyle KDV ihracat istisnasından istisnadan yararlanılamaz:
Malların yüklendiği geminin Türk karasuları içinde batması nedeniyle, ihraç konusu malların T.C. Gümrük bölgesinden çıkmadan zayi olduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, bu durumda, ihraç konusu malların Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olmaması nedeniyle istisnadan yararlanılamaz. TC. Danıştay 3. D. K:2014/1162
Örtülü sermaye olarak kabul edilmesi nedeniyle borç üzerinden hesaplanan faizin bu şirket tarafından kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmasına rağmen zarar edilmiş olması sebebiyle kurumlar vergisi ödenmemesi hâlinde de örtülü sermayeye ilişkin faiz gelirinin iştirak kazancı istisnası kapsamında kâr payı olarak kabul edilmesi gerekir:
KVK’nun 12/7. Maddesinde Örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şart olduğu ifade edilmiş olsa da İlişkili şirkete verilen borcun örtülü sermaye olarak kabul edilmesi nedeniyle borç üzerinden hesaplanan faizin bu şirket tarafından kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmasına rağmen zarar edilmiş olması sebebiyle kurumlar vergisi ödenmemesi hâlinde de örtülü sermayeye ilişkin faiz gelirinin iştirak kazancı istisnası kapsamında kâr payı olarak kabul edilmesi gerekir. T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 08.03.2023 Esas No: 2021/1152 Karar No: 2023/156
Teknokentlerde eri üretim neticesinde üretilen ürünlerin satımından elde edilen kazancın gayrimaddi hakka isabet eden kısmı kurumlar vergisi açısından istisnadan yararlanırken hasılatın geri kalan kısmına ise istisna uygulanamayacaktır:
Teknokentlerde eri üretim neticesinde üretilen ürünlerin satımından elde edilen kazancın gayrimaddi hakka isabet eden kısmı kurumlar vergisi açısından istisnadan yararlanırken hasılatın geri kalan kısmına ise istisna uygulanamayacaktır. Ancak, burada gayrimaddi hakka isabet eden kazancın tespiti transfer fiyatlandırması hükümlerine göre yapılacak olmakla birlikte gayrimaddi hakların yapısı gereği bu tutarın tespitinde çeşitli zorluklar ve sübjektif değerlendirmeler bulunmakla birlikte kurumlar vergisi istisnasından yararlanmak için bu tespitin yapılması bir zorunluluktur. Seri üretimin sanayi sicil belgesi kapsamında yapılması durumunda istisna kazançtan arta kalan tutara KVK md32/8 kapsamında 1 puanlık Kurumlar Vergisi indirimi yapıalabilecektir. Ayrıca, KDVK açısından ise seri üretim neticesinde üretilen ürünün teslimi tamamıyla KDV istisnasından yararlanamayacaktır. İlyas Emre Yayla “Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Yapılan Seri Üretim Ve Vergilendirilmesi” Vergi Dünyası Aralık 2023
İnceleme raporu ekinde yer alan belge asıl değil fotokopi niteliğinde olduğundan damga vergisi tarh edilemez:
Tarhiyatın dayanağı olarak gösterilen imzalı “…”ların asıl değil fotokopi niteliğinde olduğu, gerçekliği konusunda araştırma ve gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmaya müsait belge niteliğinde olmadığından, başka bir deyişle, anılan belgenin taraflarca “imzalanmış” nitelikte olduğu hususu idarece ispat edilemediğinden dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. TC. Danıştay 9. D. K:2022/940
Sadece grup şirketleriyle sınırlı olmaksızın mali kaynak sağlama yetkisi bulunan, esas faaliyet konularından biri kredi vermek olan bir kuruluş niteliği taşımadığı görüldüğünden, damga vergisi istisnası açısından yurtdışı kredi kuruluşu ya da uluslararası kurum olarak nitelendirilmesi mümkün değildir:
Sadece grup şirketleriyle sınırlı olmaksızın mali kaynak sağlama yetkisi bulunan, esas faaliyet konularından biri kredi vermek olan bir kuruluş niteliği taşımadığı görüldüğünden, yurtdışı kredi kuruluşu ya da uluslararası kurum olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda, davacının yurt dışında imzalamasına rağmen hükümlerinden Türkiye’de yararlandığı belli para ihtiva eden “Kısa Vadeli Kredi Sözleşmesi” damga vergisinin konusunu oluşturduğundan ve anılan sözleşmenin, yurt dışı kredi kuruluşları ile uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin teminine ilişkin kağıtlar kapsamında olmadığı ve damga vergisi istisnasından faydalanamayacağı sonucuna varılmıştır. TC. Danıştay 9. D. K:2023/1279
Merkezleri yurt dışında bulunan kurumlar tarafından hazırlanıp imzalanarak Türkiye’de bulunan davacıya gönderilen ve incelendikten sonra davacı tarafından da imzalanmak suretiyle tamamlandığı anlaşılan sözleşmelerin Türkiye’de yapıldığının kabulü zorunludur:
Sözleşme, bir tarafın hazırlayarak imzaladığı sözleşme metninin sunulduğu diğer tarafça da imzalanmasıyla yapılmış olur. Bu nedenle merkezleri yurt dışında bulunan kurumlar tarafından hazırlanıp imzalanarak Türkiye’de bulunan davacıya gönderilen ve incelendikten sonra davacı tarafından da imzalanmak suretiyle tamamlandığı anlaşılan sözleşmelerin Türkiye’de yapıldığının kabulü zorunludur. TC. Danıştay VDDK K:2008/734
Seyahat acentesi ile imzalanan kontenjan sözleşmelerinde oda sayısı belirtilmediği durumda oda fiyatı ile otele ait odaların tamamının esas alınması suretiyle damga vergisi matrahı tespit edilemez:
Davacı ile seyahat acentesi firma arasında imzalanan kontenjan sözleşmelerinde, oda fiyatları dışında rakamsal veri gösterilmediği; otele ait odaların tamamının esas alınması suretiyle matrah tespit edilmiş ise de; sözleşmelerde oda sayısı belirtilmediği gibi; belli bir sayıya ulaştıran, herhangi bir düzenlemeye de yer verilmediği; aksine, başka acentelere indirim uygulanırsa, aynı indirimin sözleşmenin tarafı olan acenteye de uygulanacağının öngörüldüğü; bu bakımdan, imzalanan sözleşmelerin belli bir meblağı içermemeleri karşısında, anılan sözleşmelerin nispi vergiye tabi tutularak tesis edilen işlemde, hukuka uyarlık bulunmamaktadır. TC. Danıştay 9. D. K:2018/2005
Enflasyon düzeltmesinde hakkın konusu olan iktisadi kıymetin defter değerinin endekslenmesi gerekir:
Sat-kirala-geri al uygulaması kapsamınında Haklar Hesabına kaydedilen hakkın konusunu oluşturan iktisadi kıymetin tarihi değerinin, ilk aktife alındığı tarihten itibaren endekslenmesi, endekslenme sonucu bulunan yeni değer ile Haklar Hesabında yer alan yeni değerden hangisi büyükse o değerin Haklar Hesabındaki güncel değer olarak dikkate alınması gerekir. ismail onay “Sat-Kirala-Geri Al Uygulaması Ve Enflasyon Düzeltmesi” Vergi Dünyası Aralık 2023
Uzaktan Uluslararası Çalışan Gerçek Kişilerin Elde Ettiği Gelirin serbest meslek faaliyeti olarak vergilendirilmesi durumunda serbest meslek kazanç defteri tutulması ve mesleki faaliyete ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi de gerekmektedir.
Serbest çalışan (freelancer) tarafından ifa edecek hizmet karşılığında elde edilen kazancın serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmekte olup yurt dışından elde edilen ve tevkifata tabi tutulmamış gelirin Gelir Vergisi Kanunu’nun 85 inci maddesinde yer alan hüküm gereğince yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Gelirin serbest meslek faaliyeti olarak vergilendirilmesi durumunda serbest meslek kazanç defteri tutulması ve mesleki faaliyete ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi de gerekmektedir. Kasım 2023
Birgül Dikmen “Uzaktan Uluslararası Çalışan Gerçek Kişilerin Elde Ettiği Gelirin Vergi Kanunları Açısından Değerlendirilmesi” Vergi Dünyası Kasım 2023
Alıcılarca teyid edilen fatura bedeli ile daha yüksek olan maliyelterin ortalamasına göre tespit edilen gerçek satış bedelinde hukuka aykırılık yoktur:
Gayrimenkul değerleme uzmanlarınca yapılan değerleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporlarındaki bedellerin fatura bedelinden fazla olması, taşınmazlara ilişkin tüm maliyete Danıştay içtihatları uyarınca %25 kârın ilavesi suretiyle hesaplanan tutarın fatura bedelinden fazla olması, Çevre şehircilik bakanlığı bina metrekara nomral inşaay birim metrekaremaliyetlerinin fatura bedelinden bariz şekilde fazla olmasının bir arada değerlendirilmesi neticesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davacıya kalan taşınmazların satışına ilişkin fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacı lehine olan doneler dikkate alınmak suretiyle bulunan matrah üzerinden tarh edilen geçici verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Tarih: 25.01.2023 Esas No: 2021/661 Karar No: 2023/48
Eurobond faiz ve kupon geliri elde edenlerin tam mükellef olmaları durumunda ise beyan sınırını aşıp aşmadıklarını kontrol etmeleri gerekir.
Eurobond faiz ve kupon geliri elde edenlerin önce mükellefiyetlerinin tam mı yoksa dar mı olduğunu makalede ayrıntılı olarak belirtilen kriterlere göre doğru tespit etmeleri ve tam mükellef olmaları durumunda ise beyan sınırını aşıp aşmadıklarını kontrol etmeleri gerekir. Mehmet Fil Nimet Fil “Eurobond Gelirlerinin Vergilendirilmesinde Türkiye’de Yerleşmiş Olma(ma)nın Önemi” Vergi Dünyası Ekim 2023
2017-2022 yılları arasında yapılan yatırımlar için yatırıma katkı oranının artırımlı uygulanması, vergi indirimi oranı ile yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına uygulanacak oranının %100 olarak uygulanması 2023 v etakip eden dönemlerdeki indirimli kurumlar vergisi uygulması açsından hata riskini artırmıştır:
İmalat sanayii için yürürlüğe konan ilave teşvikler çerçevesinde 2017-2022 yılları arasında yapılan yatırımlar için yatırıma katkı oranının artırımlı uygulanması, vergi indirimi oranı ile yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına uygulanacak oranının %100 olarak dikkate alınması öngörülmüştür. Ancak 2022 yılı sonu itibariyle ilave teşviklere ilişkin düzenlemenin süresi uzatılmamıştır. Bu durum, yatırım harcamaları 2022 ve önceki hesap dönemlerinde başlayan yatırım teşvik belgeleri kapsamında 2023 hesap dönemi için yapılacak indirimli kurumlar vergisi hesaplamalarını doğrudan etkilemektedir. Murat Birinci “2023 Hesap Döneminde (ilave Teşvikli) İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması” Vergi Dünyası Eylül 2023
KDKV kapsamındaki tam KDV istisnasından yararlanılabilmesi için sağlık hizmeti alacak kişinin hem yabancı uyruklu olması, hem de yurt dışında mukim bulunmaları gerekir. Bu nedenle de gurbetçilerimiz bu istisnadan yararlanamamaktadır:
Ülkemizde sağlık turizmi kapsamında icra edilen faaliyetten elde edilen kazancın %50 Kurumlar Vergi Beyannamesinden indirim konusu yapılabilirken, düzenlenecek faturalarda KDV hesaplanmayacak ayrıca söz konusu hizmete ilişkin yüklenilecek KDV’lerinden iadesi talep edilebilecektir. KDKV kapsamındaki tam KDV istisnasından yararlanılabilmesi için sağlık hizmeti alacak kişinin hem yabancı uyruklu olması, hem de yurt dışında mukim bulunmaları gerekir. Bu nedenle de gurbetçilerimiz bu istisnadan yararlanamamaktadır. Ahmet KORKMAZ “Sağlık Turizmine Yönelik Vergisel Teşvikler ve Özellikli Hususlar” Vergi Dünyası Eylül 2023
TikTok platformu üzerinden; markalı içerik (reklam), satıştan komisyon-promosyon, sponsorluk, içerik üreticisi fonu, hediye ve bahşiş yoluyla elde edilebilecek gelirlerin “sosyal içerik üreticiliği” online oyun satışı ve oyuna verilen reklam gelirlerinin “mobil uygulama geliştiriciliği” istisnası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir:
Sosyal ağ sağlayıcı ile elektronik uygulama ve satış platformu sayılan TikTok’tan farklı yollarda elde edilen gelirlerin ticari kazanç kapsamında vergilendirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. TikTok platformu üzerinden; markalı içerik (reklam), satıştan komisyon-promosyon, sponsorluk, içerik üreticisi fonu, hediye ve bahşiş yoluyla elde edilebilecek gelirlerin “sosyal içerik üreticiliği” online oyun satışı ve oyuna verilen reklam gelirlerinin “mobil uygulama geliştiriciliği” istisnası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan e-ticaret yoluyla ürün satışı için istisna uygulanmayacaktır. Ramazan AYDEMİR “Dünyanın En Hızlı Büyüyen Platformlarından Tiktok Kazançları Ve Vergileri” Vergi Dünyası Eylül 2023
Limited şirket ortağı olmanın, amme alacakları kapsamında taşıdığı sorumluluk açısından pek de rasyonel olmadığı sonucuna varılmaktadır:
Anonim şirket ortaklarının bu şekilde bir sorumluluğu bulunmazken, limited şirket ortakları hakkında 6183 sayılı Kanun’a özel bir düzenleme ile madde koyularak (35.Md.) ortaklık sıfatına haiz olmadıkları bir dönemden sorumlu tutulmaları, diğer yandan yine limited şirket ortaklarının ülkemiz yapılanmalarında genellikle aynı zamanda kanuni temsilcilik sıfatını da taşıdıkları göz önünde bulundurulduğunda sorumluluklarının oldukça genişlediği, 6183 sayılı Kanun’da farklı dönemlerdeki kanuni temsilciler için iptal edilen sorumluluk hükmünün aynı paralel bir düzenlemesinin limited şirket ortakları için hala mevcudiyetinin koruduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, limited şirket ortağı olmanın, amme alacakları kapsamında taşıdığı sorumluluk açısından pek de rasyonel olmadığı sonucuna varılmaktadır. Mustafa Kutay VARDAR “Neden Limited Şirket Ortağı Olmamalıyız ?” Vergi Dünyası Eylül 2023
KDVK’nın 13/d. maddesi hükmündeki istisna tek safhalı olup, makine ve teçhizatın yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefe teslimi sırasında uygulanmaktadır:
KDVK’nın 13/d. maddesi hükmündeki istisna tek safhalı olup, makine ve teçhizatın yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefe teslimi sırasında uygulanmaktadır. Makine ve teçhizatı yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefe teslim edenlerin makine ve teçhizat alımında veya imali için kullanılacak mal ve hizmetlerin temininde istisna uygulanması mümkün değildir. Ahmet KORKMAZ “Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine Ve Teçhizat Teslimleri İle Yazılım Ve Gayri Maddi Hak Satış Ve Kiralamalarında İstisna” Vergi Dünyası Ağustos 2023
Sosyal ağ sayılan Instagram’dan elde edilen gelirlerin “ticari kazanç” gelir unsuruna göre vergilendirilmesi gerekir:
Sosyal ağ sayılan Instagram’dan elde edilen gelirlerin “ticari kazanç” gelir unsuruna göre vergilendirilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapılmıştır. Instagram uygulaması ile farklı yollardan (markalı içerik, satış ortaklığı, hediye, abonelik, bonus programı) kazanç elde edilebilmektedir. Bu yollar kapsamında oluşturulan, platforma yüklenen ve paylaşılan içeriklerin “sosyal içerik üreticiliği” istisnası kapsamında değerlendirilmesi ve bu şekilde elde edilen gelirlerin Kanunda aranan şartlar ve sınırların sağlanması ile gelir vergisinden istisna olacaktır. Ramazan AYDEMİR “On On Yılın En Popüler Sosyal Medya Uygulaması Instagram Kazançları Ve Vergisel Yönleri” Vergi Dünyası Ağustos 2023
İncelemeye başlanmasından sonra, takdire sevk işlemi zamanaşımı süresini durdurmaz:
2011 yılı işlemlerinin incelemeye başlanmasından sonra, takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmadığı dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra tebliğ edilen ihbarname içeriği cezalı verginin zamanaşımına uğradığı görüldüğünden, tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu yazılı gerekçeyle reddeden Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. T.C. Danıştay Üçüncü Daire 09/02/2023 Esas No: 2022/4031 Karar No: 2023/237
ÖTV’ye tabi taşıtların satılmaksızın işletmede kullanılmaya başlanması ya da aktife alınması durumunda ÖTV matrahının hesaplanması ile KDV matrahının hesaplanmasında farklı uygulamalara neden olmaktadır:
ÖTV’ye tabi taşıtların satılmaksızın işletmede kullanılmaya başlanması ya da aktife alınması durumunda, ÖTV matrahının hesaplanmasında emsal bedelin dikkate alınmasına ilişkin ÖTV Genel Tebliğinde yer alan düzenleme, katma değer vergisinde yer alan düzenlemelere uygun olmayıp, bir araç için ÖTV matrahının hesaplanması ile KDV matrahının hesaplanmasında farklı uygulamalara neden olmaktadır. Ayşe GÜLÇİÇEK “Aktife Alınan Araçların Ötv Matrahının Tespitinde Emsal Bedel Uygulamasının Ortaya Çıkardığı Sorunlar” Vergi Dünyası Temmuz 2023
SPK yeniden değerleme değer artış fonlarının bedelsiz semaya artırımında kullanılmasına onay vermemektedir:
TTK ve VUK’da yeniden değerleme değer artış fonlarının sermayeye ilave edilebilmesine izin verilirken, SPK Pay Tebliğinin 16’ncı maddesinde dayandırdığı uygulaması ile yeniden değerleme değer artış fonlarının bedelsiz semaya artırımında kullanılmasına onay vermemektedir. Ata DİLİÇIKIK “Yeniden Değerleme Değer Artış Fonlarının Değerleme Sonrası Kullanımı”
Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre örtülü sermaye üzerinden hesaplanan tutarların, dönem sonu itibarıyla iştirak kazancı veya kâr payı kabul edilmekte olup, katma değer vergisinin konusuna giren hususlar içerisinde iştirak kazançları veya kâr paylarının bulunmamaktadır:
Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre örtülü sermaye üzerinden hesaplanan tutarların, dönem sonu itibarıyla iştirak kazancı veya kâr payı kabul edildiği, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde sayılan katma değer vergisinin konusuna giren hususlar içerisinde iştirak kazançları veya kâr paylarının bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu tahakkuk eden katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. T.C. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 15/02/2023 Esas No: 2021/262 Karar No: 2023/95
Bu yazının özetini ve vergi mevzuatı açısından pratik değerlendirmesini yapay zekâ ile tek tıkla inceleyin.