01.07.2026 - Vergi Kanunlarında Değişiklikler Yapan 7587 Sayılı Kanun Resmi Gazetede Yayımlandı
01/07/2026 Tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanan 7587 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile vergi kanunlarında bazı değişiklikler yapılmış olup, yapılan değişiklikler aşağıdaki gibidir.
1- Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenlere kazançlarını Hasılat Esaslı Kazanç usulüne göre tespiti imkânı getirildi:
Kanunun 5. Maddesi ile yayımı tarihinden geçerli olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 113’üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkrasında yer alan “birinci fıkra” ibaresi “bu madde” şeklinde ve mevcut beşinci fıkrasında yer alan “yarısına kadar” ibaresi “birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar” şeklinde değiştirilmiştir:
“Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.”
Gelir Vergisi Kanunu’nun değişiklik yapılan söz konusu “Hasılat esaslı kazanç tespiti” başlıklı 113. maddesi uyarınca şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır.
Yapılan değişiklik ile;
Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenlere talep etmeleri hâlinde, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’unu bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınması imkânı getirildi.
Bilindiği üzere 13.02.2026 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 591 Sıra No lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflere taksi mali cihaz kullanma ve bu cihazlar üzerinden banka kartları ile ödeme imkânı sağlanması ve Taksi Mali Cihazlardan gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yolculuk süresi, yol bilgisi, ücret vb. bilgilerin Başkanlıkça belirlenen periyotlarda elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
2- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin 1/7/2026 tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmasından doğan kazançlar gelir vergisinden istisna edildi:
Kanunun 9. Maddesi ile yayımı tarihinde geçerli olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 94- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.”
Bilindiği üzere 09/09/2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanların 1/1/2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmesi kararlaştırılmıştır.
Yapılan düzenleme ile;
Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin 01.07.2026 tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden istisna edildi.
3- Elektronik Ortamda Tebliğe ilişkin yasal düzenlemede, elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olanların sayılmasına yönelik değişiklik yapıldı.
Kanunun 9. Maddesi ile yayımı tarihinden geçerli olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Elektronik Ortamda Tebliğ başlıklı 107/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselerden aşağıda sayılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan elektronik tebligat sistemini kullanmak zorundadır. Bu kimselere, 93’üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, elektronik tebligat sistemi vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.
1. Kurumlar vergisi mükellefleri,
2. Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
3. Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler,
4. 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişiler ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.
Bu maddenin birinci fıkrası kapsamına girmeyenler, talep etmeleri halinde elektronik tebligat sistemine dâhil olabilirler.
Engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Zorunlu veya isteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanların elektronik tebligat sisteminden çıkışlarına ilişkin usuller şunlardır:
1. Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ticaret sicil kayıtlarının, diğer tüzel kişiler ise tabi oldukları sicil kayıtlarının silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
2. Gerçek kişiler, kişinin ölüm tarihi veya gaipliğine karar verildiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
3. Birinci fıkra kapsamında zorunlu olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişiler mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde ve elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla, elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
4. İsteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak, elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
5. 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
Elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
Kanunun 11. Maddesi ile yayımı tarihinden geçerli olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 38- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanunun 107/A maddesi kapsamında elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, yeni bir başvuru yapmaksızın elektronik tebligat sistemini kullanmaya devam eder.”
Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinde Elektronik Ortamda Tebliğ düzenlenmiş olup, Maddenin değişmeden önceki üçüncü fıkrasında “Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” Hükmün yer almakta olup, bu Fıkra hükmüne istinaden Bakanlıkça yayımlanan 456 sayılı VUK Tebliği ile Elektronik tebligat yapılacak kişiler ile Elektronik ortamda tebliğ yapılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmişti.
Söz konusu Fıkranın “...tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye...” bölümü Anayasa Mahkemesinin 15.1.2026 tarih ve 2025/94E, 2026/11K. Sayılı Kararı ile Anayasa’ya aykırılığına ve iptaline karar verilmişti.
Yapılan değişiklik ile;
Elektronik Ortamda Tebliğ yapılacak mükellefler Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi esas alınarak Kanun maddesi ile belirlenmiştir. Buna göre;
Ø Aşağıda sayılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan elektronik tebligat sistemini kullanmak zorundadır.
1. Kurumlar vergisi mükellefleri,
2. Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
3. Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler,
4. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişiler ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.
Kapsamına girmeyenler, talep etmeleri halinde elektronik tebligat sistemine dâhil olabilirler.
Ø Hali hazırda elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, yeni bir başvuru yapmaksızın elektronik tebligat sistemini kullanmaya devam eder.
Ø Zorunlu veya isteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanların elektronik tebligat sisteminden çıkışlarına ilişkin usuller şunlardır:
1. Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ticaret sicil kayıtlarının, diğer tüzel kişiler ise tabi oldukları sicil kayıtlarının silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
2. Gerçek kişiler, kişinin ölüm tarihi veya gaipliğine karar verildiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
3. Elektronik tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişiler mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde ve elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla, elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
4. İsteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak, elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
5. 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
Ø Elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
4- Petrol ve LPG piyasasında faaliyet gösteren mükellefler ile bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal eden mükelleflerde teminat zorunluluğuna ilişkin yasal düzenlemede yer alan oran ve tutarlarda Bakanlığa tanınan artırma yetkisi iki kattan beş kata çıkarıldı.
Kanunun 10. Maddesi ile yayımı tarihinden geçerli olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “iki katına” ibaresi “beş katına” şeklinde değiştirilmiştir.
Bilindiği üzere Vergi Usul Kanununun mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının değişiklik yapılan söz konusu (8) numaralı bendinde Hazine ve Maliye Bakanlığı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlar ile bu madde uyarınca bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal edenlerden doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla, yeni işe başlayanlarda 1.1.2026'dan itibaren 79.000.000 Türk lirasına kadar, faaliyeti devam edenlerde 790.000.000 Türk lirasını geçmemek üzere bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının %1'ine kadar teminat almaya ve bentte yer alan oran ve tutarları sıfıra kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya yetkili kılınmış, 02/09/2021 tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanan 531 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bu yetki kullanılmıştı.
Yapılan değişlik ile;
Teminat zorunluğu getirilen petrol ve LPG piyasasında faaliyet gösteren mükellefler ile bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal eden mükelleflerde ilgili teminat tutarına ilişkin yasal düzenlemede yer alan oran ve tutarlarda Bakanlığa tanınan artırma yetkisi iki kattan beş kata çıkarıldı.
5- Biletle girilen yerlerde, 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış kişilere düzenlenen biletler vergiden istisna edildi:
Kanunun 14. Maddesi ile yayımı tarihinden geçerli olarak 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 19 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı bendi kapsamında biletle girilen yerlerde, 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış kişilere düzenlenen biletler için vergi alınmaz.”
Belediye Gelirleri Kanununun 17. Maddesine göre Kanunun 21'inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri Eğlence Vergisine tabi olup, bunlar arasında Biletle Girilen sinema; Tiyatro, opera, operet, bale, karagöz, kukla ve ortaoyunu; Spor müsabakaları, at yarışları ve konserler; sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzerleri bulunmaktadır. Biletle girilen söz konusu yerlerde eğlence vergisinin matrahı bilet bedeli olarak sağlanan gayrisafi hasılat olmakta ve verginin oranı da yere göre %5-50 arasında değişmektedir.
Yapılan değişiklik ile;
Biletle girilen yerlerde, 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış kişilere düzenlenen biletler vergiden istisna edildi.
6- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin 01.07.2026 tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan ve gelir vergisinden istisna olan kazançlarına konu teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden istisna edildi:
Kanunun 17. Maddesi ile yayımı tarihinden geçerli olarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “mükerrer 20/B maddesi” ibaresi “mükerrer 20/B ve geçici 94’üncü maddeleri” şeklinde değiştirilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanununun değişiklik yapılan 17. Maddesinin 4. Diğer İstisnalar fıkrasının (a) bendinin mevcut halinde Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf esnaf ile kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler, aynı Kanunun mükerrer 20/B maddesindeki sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliği kazançlarına konu teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
Yapılan değişiklik ile;
Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin 01.07.2026 tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan ve gelir vergisinden istisna olan kazançlarına konu teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden istisna edildi.
7- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanmak üzere konut ve diğer taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetler ile bu konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına teslimlerine yönelik katma değer vergisi istisnasının süresi 31/12/2028 tarihine uzatıldı:
Kanunun 18. Maddesi ile 31/12/2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinden geçerli olarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 45 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanununun söz konusu geçici 45 inci maddesinde 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanmak üzere, konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler ile bu yerlerde genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına teslimi 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden istisna edilmişti.
Yapılan değişiklik ile;
6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanmak üzere konut ve diğer taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetler ile bu konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına teslimlerine yönelik katma değer vergisi istisnasının süresi 31/12/2028 tarihine uzatıldı.